TÜKETİCİNİN YORUMUNA SANSÜR, ALIŞVERİŞİNE KARANLIK TASARIM
Geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu tarafından açıklanan bir karar, tüketici hakları açısından son derece dikkat çekici bir uygulamayı gündeme getirdi. Bir tüketicinin satın aldığı ürün veya hizmet hakkındaki değerlendirmesini yayımlamayan şirkete 2 milyon 167 bin lira idari para cezası uygulandı.
Evet, yanlış okumadınız.
Bir tüketicinin satın aldığı ürün veya hizmet hakkındaki yorumunu yayımlamayan firma, Reklam Kurulu tarafından cezalandırıldı. Üstelik mesele yalnızca bir yorumun internet sitesinde yer almaması değil. Firmanın, tüketici değerlendirmesini somut ve makul bir gerekçe ortaya koymadan yayımlamadığı, bunun da haksız ticari uygulama niteliğinde değerlendirildiği anlaşılıyor.
Reklam Kurulu’nun gerekçesi ise oldukça önemli:
“Tüketici değerlendirmesinin içeriğinde herhangi bir değişiklik yapılmadan başka bir değerlendirme kategorisi altında yayınlanması mümkün olmasına rağmen bu sorumluluğun tüketiciye yüklenip yorumun reddedilmesi.”
Elimizde olayın tüm ayrıntılarını ortaya koyacak kadar bilgi bulunmuyor. Haber kaynaklarında da Bakanlığın açıklamasında yer alan bilgilerin ötesinde detaylara ulaşamadık. Ancak kesin olan bir şey var: Bir tüketicinin satın aldığı ürün veya hizmet hakkındaki değerlendirmesi, firmanın sansürüne takılmış ve bu durum Reklam Kurulu tarafından yaptırıma konu edilmiş.
Burada ister istemez şu soru akla geliyor:
Bir firma, haksız veya gerçeğe aykırı olmayan objektif bir tüketici yorumundan neden rahatsız olur?
Elbette hiçbir işletme hakkında gerçek dışı, hakaret içeren veya kişilik haklarını ihlal eden yorumların yayımlanmasını istemek doğru değildir. Ancak tüketicinin yaşadığı gerçek deneyimi, objektif biçimde ifade etmesinin önüne geçilmesi de kabul edilebilir değildir.
Çünkü günümüzde bir ürün veya hizmet hakkında karar verirken tüketicinin en fazla başvurduğu kaynaklardan biri yine diğer tüketicilerin deneyimleridir.
Tüketicinin sesinin kısılması, sadece yorum yapan tüketiciyi değil, o ürünü daha sonra satın alacak milyonlarca tüketiciyi de ilgilendiren bir mesele olduğu gerçeği unutulmamalıdır.
Tüketici açısından sorun bununla da sınırlı değil.
Son dönemde özellikle e-ticaret platformlarında “karanlık tasarım” (dark patterns) olarak adlandırılan uygulamaların giderek yaygınlaştığına şahit oluyoruz.
Tüketicide kıtlık ve aciliyet algısı oluşturan “Son iki gün kaldı”, “Son birkaç ürün” gibi mesajlar; sürekli sıfırlanan geri sayım sayaçları; önceden işaretlenmiş seçenekler ve tüketicinin kolaylıkla fark edemeyeceği biçimde tasarlanan abonelik veya satın alma süreçleri…
Amaç, tüketicinin alışveriş kararını özgür iradesiyle vermesinden ziyade, belirli bir tercihe yönelmesini sağlamak olduğunda ciddi bir tüketici hakkı sorunu ortaya çıkıyor.
Tüketici Birliği Federasyonu bu tür uygulamaların önüne geçilebilmesi için etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulması gerektiğini belirterek Ticaret Bakanlığı’na bazı önerilerde bulunmuş.
İlk öneri; Ticaret Bakanlığı bünyesinde, CPC/ICPEN tarzı, önceden belirlenmiş dar bir kategoriyle sınırlı, periyodik bir tarama programının pilot olarak başlatılması. İlk aşama için, mekanik olarak tanımlanması ve tespiti görece kolay olan “sahte geri sayım sayaçları” kategorisinin seçilmesi önerilmekte.
İkinci öneride; pilot programın, standart bir örneklem, örneğin; en çok ziyaret edilen belirli sayıda e-ticaret sitesi/pazaryeri üzerinde, düzenli aralıklarla ve oturumdan bağımsız tekrarlanan ziyaretlerle yürütülmesi; bu sayede sayacın gerçekten “sıfırlandığının” kayıt altına alınmasına dikkat çekilmiş olacak.
Yine fiyat geçmişi ve stok mesajı tutarlılığını otomatik olarak izleyen, basit ve amaca özel bir tarama aracının, üniversite ve TÜBİTAK iş birliğiyle yerli olarak geliştirilmesine vurgu yapılıyor. Böyle bir aracın, hem bu pilot programın hem de yönetmeliğin on günlük referans fiyat kuralının denetimini teknik olarak mümkün kılacağı ifade ediliyor.
Son olarak; pilot aşamanın sonuçlarına göre kapsamın; stok mesajlarının tutarlılığı, önceden işaretli seçenekler ve abonelik iptal akışları gibi CPC Ağı’nın da odaklandığı diğer kategorilere kademeli olarak genişletilmesi önerisinde bulunulmuş.
Umarız yetkililer tarafından bu önemli öneriler dikkate alınarak gerekli düzenlemeler yapılır.