Genel

Dijital dayatmayı kabul etmiyoruz.

Son yıllarda dijital ve sanal platformlar yalnızca televizyon ekranlarıyla sınırlı kalmamış, kumandaların tuşlarına kadar yerleştirilerek tüketicinin günlük yaşamına doğrudan dayatılmış durumda. Satın alınan televizyonlarda, teknolojik ürünlerde ve hatta yerli üretim mallarda dahi bu platformların önceden yüklü olarak sunulması, tüketiciye hiçbir tercih hakkı tanımayan açık bir dayatma niteliği taşıyor. Bu uygulamalarla televizyonların sanal ve dijital platformlara bağımlı kılınması, tüketicinin seçme ve tercih özgürlüğünü ortadan kaldıran ciddi bir hak ihlali niteliğinde.

Günümüzde dijital platformların en büyük sorunu, içeriklerin kontrolsüz ve yeterince denetlenmemesi. Özellikle çocuklar açısından bu durum son derece büyük bir risk oluşturuyor. Şiddeti, suçu, sapkınlığı ve ahlaki yozlaşmayı normalleştiren yayınlar; çocukları, gençleri ve yetişkinleri farkında olmadan bu içeriklere maruz bırakmakta.

Kontrolsüz bu yayınlar nedeniyle; suç davranışlarını normalleştirmekte, madde bağımlılığına zemin hazırlamakta, çeteleşme ve şiddet eğilimlerini artırmakta, toplumsal değerlerimizi aşındırmakta.

Açıkça ifade etmek gerekirse; kontrolsüz, disiplinsiz ve sınırsız dijital kullanımın önüne geçilmesi artık bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk.

Günümüzde yerli üretim ürünlerde dahi “akıllı teknoloji” adı altında tüketici, sistematik biçimde yabancı sanal ve dijital platformlara yönlendirilmekte. Bu platformlar ülkemizde ciddi ekonomik ve kültürel kazançlar elde ederken, tüketici ise giderek kontrolünü kaybeden pasif bir kullanıcıya dönüştürülmekte.

Bu tablo, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir güvenlik sorunu haline de gelmiş durumda. Bu nedenlerle; başta RTÜK, Ticaret Bakanlığı ve Reklam Kurulu olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarını göreve davet ediyorum.

Özellikle; tüketicinin yönlendirilmesi ve manipülasyonunun engellenmesi, seçme hakkının fiilen ortadan kaldırılmasına son verilmesi, haksız rekabetin önlenmesi ve en önemlisi çocukları ve gençleri olumsuz etkileyen içeriklere karşı etkili denetim mekanizmalarının kurulması konularında caydırıcı ve kararlı adımların ivedilikle atılması gerekiyor.

Asla teknolojinin gelişmesine ve kullanılmasına karşı değilim. Ancak bu gelişim insanı, aileyi ve toplumu göz ardı ederek olmamalıdır. Dijital platformlar mutlaka kontrol altına alınmalı, tüketicinin tercih hakkı geri verilmeli, çocuklar ve gençler etkin biçimde korunmalıdır. Aksi hâlde telafisi güç toplumsal sorunlara yol açacak.

bilgi(@)omerkeser.com.tr

Son Haberler

İrlandalı futbolcular katil İsrail’i protesto etti

UEFA Uluslar B Ligi 3. Grup’ta İrlanda Cumhuriyeti ile İsrail, Macaristan’ın Debrecen kentinde karşı karşıya…

4 gün ago

Mama firmaları; “sağlığa aykırıydı” Savcılık “kovuşturma yapılmasına yer yok”

Cereulide toksini nedeniyle bazı bebek maması ve devam sütlerinin geri çağrılması üzerine Tüketici Birliği Federasyonu’nun…

6 gün ago

Erdoğan: Bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Newsweek dergisine verdiği röportajda bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.…

6 gün ago

Tüketicinin Sanal Marketteki Görünmeyen Riski

İstanbul’da doğup büyüyen birisi olarak renkli bir çocukluğum olduğunu söylemem mümkün. Hayatımızda alışveriş yapacağımız AVM’ler…

1 hafta ago

Manisa Turgutlu’da okul yakınında silahlı saldırı: 2’si ağır 11 öğrenci yaralandı

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında sabah saatlerinde silahlı saldırı…

1 hafta ago

Trafik kazası verilerini kazanç kapısına dönüştürenlere operasyon

İstanbul merkezli 4 ilde, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerini hukuka aykırı yollarla ele geçirerek…

2 hafta ago