Dolar 49,1976
Euro 55,2771
Altın 6.536,63
BİST 12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Az Bulutlu
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Per 20°C
Cum 22°C
Cts 24°C
Paz 24°C

Güneş balçıkla sıvanmaz

Güneş balçıkla sıvanmaz
7 Ekim 2026 12:20
13
A+
A-

Türkiye tüketicisi güne ilginç bir dava haberi ile uyandı.

California, New York ve Washington eyaletlerinde Starbucks’ın şekersiz proteinli içeceklerini satın alan üç tüketici; latteler ile proteinli matcha içeceklerinin porsiyon başına 13 ila 21 gram arasında şeker içerdiği gerekçesiyle dava açtı.

Dava açan tüketicilerin iddiaları çok dikkat çekici: “Hiçbir makul tüketicinin ‘şekersiz’ etiketi taşıyan bir üründe bu miktarda şeker bulmayı beklemeyeceği” belirtiliyor. Dolayısıyla davanın, eksik besin bilgilerinden ziyade yanıltıcı ürün isimleriyle ilgili olduğuna da dikkat çekilmiş.

Dava avukatının konuya dair değerlendirmesi ise tüketici hakları adına daha fazla önem arz ediyor. İnsanların sağlık, şeker hastalığı veya kan şekeri seviyeleri gibi çeşitli nedenlerle şekerden kaçındığını belirterek, bu tür bir yanıltıcı etiketlemenin son derece önemli olduğunu ifade etmiş.

Firmanın savunması ise evlere şenlik. İçeceklerdeki şekerin eklenen şekerden değil, ürünlerde kullanılan protein takviyeli sütten kaynaklandığını, tatlandırma için ise şekersiz şurup kullanıldığını savunmuş.

Bir boykot ürünü olduğu için söz konusu ürünleri Türkiye’de deneyimleme şansım yok. Zinhar ne gider ne içerim. Kendimi önünden geçerken dahi kötü hissediyorum. Davayı ve sonucunu, elimdeki imkânlar ölçüsünde takip edip sizlerle paylaşmayı kendime görev bildim. Zira daha düne kadar, bebek maması firmalarının suçunu kabul ederek, bebek sağlığına zararlı olduğu gerekçesiyle defalarca toplatılmasının ardından savcılık makamı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği ülkemizde, bu davanın benzerini hayal dahi edemiyorum.

Benim gücüm yazarak duyurmaya yetiyor. Herkes üzerine düşeni yaparsa adalet daha hızlı yerini bulacak. Tüketicinin sağlığını hiçe sayan ve gücünü göz ardı edenler er ya da geç kaybedecek. İnanıyorum yılmadan mücadele edersek kazanan tüketici hakları olacak.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.