Genel

Ambalaj Üzerinde Satış Fiyatı Olmalı

Markete giriyorsunuz…

Aynı marka, aynı gramaj, aynı fabrikada üretilmiş iki ürün. Biri bir rafta, diğeri başka bir markette. Fiyatlar ise adeta iki farklı dünyaya ait. Aradaki fark bazen birkaç lira değil; yüzde 20’leri, 30’ları bulan uçurumlar. Peki çözüm ne? Tüketici market market dolaşmak zorunda mı? Saatlerini internet uygulamalarında fiyat karşılaştırarak mı geçirmeli?

Alışveriş yapmak, adeta stratejik planlama gerektiren bir operasyona dönüştü. Serbest piyasa ekonomisi elbette fiyat farklılıklarına izin veriyor. Ancak serbestlik; başıboşluk demekte değil. Aynı yerden çıkan, maliyet yapısı büyük ölçüde benzer olan ürünlerde kısa süre içinde ortaya çıkan açıklaması zor fiyat artışları, “rekabet” kavramıyla izah etmek zor.

Hele ki Ramazan ayı gibi manevi duyguların yoğunlaştığı dönemlerde, kayda değer bir maliyet artışı olmamasına rağmen başta gıda ürünleri olmak üzere iğneden ipliğe zam yapılması, kamu vicdanını yaralamakta. Ramazan bereketi bekleyen tüketici, etiket sürprizi ile karşılaşıyor.

Geçmişte ambalajların üzerinde “Tavsiye Edilen Satış Fiyatı” ibaresini görürdük. Ürünü hangi marketten alırsanız alın, fiyat üç aşağı beş yukarı aynı olurdu. Bugün bu uygulama bazı markalarca sürdürülse de yasal bir zorunluluk değil. İşte boşluk tam da burada oluşuyor.

Mevzuatımız, ürünün etiketinde fiyat açıkça gösterildiği sürece serbest piyasa işleyişine doğrudan müdahale etmiyor. Öte yandan Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu denetimler yapıyor ve gerektiğinde idari para cezaları uyguluyor.

Ancak sorun şu; Fahiş fiyat uygulayan firmalar kamuoyuna açık biçimde ilan edilmediği sürece, tüketici aynı markayla tekrar karşı karşıya kalıyor. Yaptırım var; fakat tüketiciye yansıyan güven duygusu zayıf.

Belki de çözüm, Etiket Yönetmeliği’nde yapılacak bir düzenleme ile ambalaj üzerine tavsiye edilen satış fiyatının zorunlu hale getirilmesidir.

Böyle bir uygulama; aşırı kâr marjlarını görünür kılacağı gibi marketler arasındaki fahiş fiyat makasını daraltacaktır. Yine etiket manipülasyonlarının önüne geçecek ve denetimi kolaylaştıracak. En önemlisi tüketiciye güven verecek.

Unutmayalım; tüketicinin bilinçli olması tek başına yeterli değildir. Güçlü mevzuat, etkin denetim ve şeffaf yaptırım olmadan piyasa kendi kendini disipline edemez. Serbest piyasa; adaletle, rekabetle ve denetimle anlam kazanır. Aksi halde serbest olan piyasa değil, fırsatçılık olur. Ve döner dolaşır bedelini yine tüketici öder.

Son Haberler

Telefon fiyatlarına rekor zam yolda!

Küresel çip ve helyum tedarikindeki krizler, akıllı telefonların üretim maliyetlerini artırarak fiyatlarda önemli artışlara yol…

2 hafta ago

Uzmanlar, sosyal medya fenomenleri ve e-ticaret platformlarındaki yönlendirici unsurların, tüketiciye yol gösteren araçlar gibi görünse…

2 hafta ago

Hantavirüs görülen gemiden tahliyeler başladı

MV Hondius adlı gemide tespit edilen hantavirüs vakaları nedeniyle İspanya’nın Tenerife kentinde geniş çaplı tahliye…

3 hafta ago

Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından Kurban Bayramı tatil süresine ilişkin merak edilen açıklamayı…

3 hafta ago

Bayram Öncesi Çifte Tehlike: Sahte Bağış Siteleri ve Sanal Kumar

Kurban Bayramı yaklaşıyor. İbadetlerini yerine getirmek isteyen vatandaşların telaşı da başladı. Dini bir vecibeyi yerine…

4 hafta ago

ABD firkateynine 2 İran füzesi isabet etti iddiası

İran basınında, Hürmüz Boğazı yakınlarında ABD donanmasına ait bir geminin uyarılara uymadığı gerekçesiyle iki füzeyle…

4 hafta ago