Dolar 48,9613
Euro 55,8625
Altın 6.761,36
BİST 12.899,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu
İstanbul
23°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 21°C
Pts 20°C
Sal 18°C

Erdoğan: Bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz

Erdoğan: Bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz
25 Eylül 2026 16:52
36
A+
A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Newsweek dergisine verdiği röportajda bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Türkiye’nin önceliğinin çatışmaların yayılmasını önlemek, diplomatik kanalları açık tutmak ve tarafların yeniden müzakere masasına dönmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’de yayımlanan Newsweek dergisinin sorularını yanıtladı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, dünyanın ciddi kırılmalardan geçtiğini belirterek, Türkiye’nin çatışmaların daha geniş coğrafyalara yayılmasını önlemeyi ve diplomatik kanalları açık tutmayı önceliklendirdiğini söyledi.

Rusya-Ukrayna Savaşı ile Orta Doğu’daki gerilimlere dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin ihtilafların bütün taraflarıyla temas kurabilen ve barış için girişimde bulunabilen bir ülke olduğunu ifade etti. Erdoğan ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daha temsili, etkin ve hesap verebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirtti.

ABD-İran geriliminde diplomasi vurgusu

ABD ile İran arasındaki gerilime ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, tarafların gerilimi artıracak adımlardan kaçınması ve yeniden müzakere zeminine dönmesi gerektiğini söyledi.

ABD’nin NATO’da müttefik, İran’ın ise Türkiye’nin komşusu olduğunu hatırlatan Erdoğan, hem ABD hem de İran’la temas kanallarının açık olduğunu belirtti. Türkiye’nin bu imkanını gerilimi düşürmek için kullandığını kaydeden Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji arzı ve küresel ticareti doğrudan etkilediğini ifade etti.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması

Erdoğan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın İran, İsrail veya başka bir ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Anlaşmanın daha güvenli, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası için ortak sorumluluğun ifadesi olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin bölgesel güvenliği güçlendirmeyi ve caydırıcılığı artırmayı hedeflediğini kaydetti.

Anlaşma kapsamında üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını belirten Erdoğan, verilecek karşılığın saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları doğrultusunda belirleneceğini söyledi. Bu desteğin istihbarat, lojistik veya mühimmat desteğinden daha ileri askeri desteğe kadar uzanabileceğini belirten Erdoğan, Irak, Yemen veya başka bir yerde yaşanabilecek olaylar için bugünden otomatik bir askeri senaryo oluşturmanın doğru olmayacağını ifade etti.

“Türkiye-Amerika ilişkilerini üçüncü bir ülke üzerinden tarif etmiyorum”

Türkiye-ABD ilişkilerine de değinen Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile doğrudan ve açık bir iletişim kurduğunu belirtti. İran meselesinden bölgesel güvenliğe, Gazze’den ikili ilişkilere kadar geniş bir gündemi ele aldıklarını aktaran Erdoğan, Türkiye ile ABD arasında savunma sanayisi, ticaret ve bölgesel güvenlik başta olmak üzere çok boyutlu bir işbirliği bulunduğunu söyledi.

İsrail’in ABD yönetimi üzerindeki etkisine ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinin üçüncü bir ülke üzerinden tarif edilmemesi gerektiğini belirterek, Washington’daki muhatabın ABD yönetimi olduğunu ifade etti.

İsrail’de Türkiye’yi yeni bir tehdit kaynağı olarak sunmaya yönelik söylemler bulunduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin İsrail halkıyla veya herhangi bir toplumla husumeti olmadığını, itirazlarının uluslararası hukuka aykırı gördükleri politikalar ve bölgesel istikrarsızlığı derinleştiren adımlara yönelik olduğunu söyledi.

Suriye ve “Terörsüz Türkiye” mesajı

Suriye’deki gelişmelere ilişkin Erdoğan, Türkiye’nin Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunmasını istediğini belirtti. İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırılarının Suriye’nin egemenliğine zarar verdiğini ve bölgesel istikrarı güçleştirdiğini ifade etti.

“Terörsüz Türkiye” hedefinin stratejik bir amaç olduğunu vurgulayan Erdoğan, PKK’nın fesih ve silah bırakma yönünde aldığı kararların önemli bir eşik olduğunu, ancak asıl olanın kararların sahada eksiksiz uygulanması olduğunu söyledi.

Erdoğan, örgütün bütün unsurlarıyla silah bırakması ve illegal yapının tasfiye edilmesi gerektiğini belirterek, Suriye’deki silahlı unsurların da merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesinin Suriye’nin egemenliği ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi açısından gerekli olduğunu kaydetti.

“Türkiye’nin ölçüsü etnik kimlik değil”

Kürtlerle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, Kürtlerin Türkiye’nin kardeşleri olduğunu belirterek, Türkiye’nin ölçüsünün etnik kimlik değil; terör, şiddet ve milli güvenliğe yönelik tehdit olduğunu söyledi.

Erdoğan, bölgede hiçbir topluluğun başka ülkelerin vekalet savaşlarında kullanılmasına müsaade edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Rusya-Ukrayna savaşı

Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda Türkiye’nin tutumunun dört yılı aşkın süredir değişmediğini belirten Erdoğan, İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takaslarını Türkiye’nin her iki tarafla iletişim kurabilmesinin somut sonuçları olarak gösterdi.

Karadeniz’in güvenliğinin önemine dikkat çeken Erdoğan, sivil deniz taşımacılığının, ticaret yollarının ve enerji altyapısının savaşın dışında tutulması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yeniden müzakere masasının kurulmasına ve barışın önünün açılmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu ifade etti.

“Batı mı, Doğu mu?” tercihine karşı çıktı

Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye’ye “Batı mı, Doğu mu?” şeklinde bir tercih dayatılmasını doğru bulmadıklarını söyledi.

NATO’daki konumlarını güçlendirirken Türk Devletleri Teşkilatı, İslam İşbirliği Teşkilatı, Şanghay İşbirliği Örgütü, G20 ve D-8 gibi platformlarda işbirliğini geliştirdiklerini belirten Erdoğan, ASEAN ile ilişkilerin “Diyalog Ortaklığı” seviyesine yükseltildiğini ifade etti.

Çin ile ticaret, yatırım ve bağlantısallığın geliştirilmesini istediklerini belirten Erdoğan, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi başta olmak üzere bölgesel ulaşım ve ticaret bağlantılarının güçlendirilmesine önem verdiklerini söyledi.

Erdoğan, Türkiye’nin Doğu ile Batı arasındaki konumunun çok boyutlu ve çok yönlü bir dış politika yürütmeyi gerekli kıldığını belirterek, “Türkiye’nin istikameti açıktır: Kendi iradesiyle hareket eden, bölgesinde istikrarı tahkim eden ve küresel meselelerde söz ve sorumluluk sahibi güçlü bir ülke olarak bu çizgiyi kararlılıkla sürdürmek.” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.