Genel

Özel Okullara Soruşturma; Yeni Bir Dönemin Başlangıcı mı Olacak?

Birkaç ay önce “Özel Okul Tercihiniz Kabusa Dönüşmesin” başlıklı yazımda önemli bir soruyu kamuoyunun takdirine bırakmıştım: Veliler mi haklı, yoksa özel okul yönetimleri mi?

Veliler, eğitim ücretlerine yapılan artışların normalin çok üzerinde olduğunu söylüyordu. Okul sahipleri ise artan personel giderlerini, kira ve işletme maliyetlerini gerekçe göstererek zarar ettiklerini savunuyordu. Ortada ciddi bir gerilim vardı ve bu gerilim giderek büyüyordu.

Nitekim artan şikâyetler üzerine Millî Eğitim Bakanlığı’nın MEBBİS sistemi üzerinden son iki yılın verilerini incelemeye başladığını aktarmıştım. Bu önemliydi. Çünkü ilk kez sistematik bir veri analizi ile süreç mercek altına alınıyordu.

Ancak asıl dikkat çekici gelişme bu hafta yaşandı. Rekabet Kurulu, özel okul ücretleri ile bu okulların yemek, kitap, kıyafet ve benzeri yan hizmetlerdeki fiyat artışlarına ilişkin yürüttüğü ön araştırma sonucunda 19 özel okul hakkında soruşturma açılmasına karar verdi. Doğrusu gelişmeyi geç kalınmış fakat isabetli bir karar olarak değerlendiriyorum.

Kurumun açıklamasında altı çizilen hususlar son derece çarpıcı. Şikâyetlerin büyük bölümü yalnızca eğitim ücretleriyle ilgili değil. Asıl yoğunlaşma; kıyafet, yemek, kırtasiye gibi ek hizmetlerin fiyatlandırılması ve bu ürünlerin belirli firmalardan alınmasının zorunlu tutulması yönünde.

İşte burada kritik bir konu devreye giriyor: Bağlama uygulaması. Bir hizmeti almak için başka bir ürünü de almak zorunda bırakılıyorsanız, ortada ciddi bir rekabet sorunu var demektir. Rekabet Kurumu açıkça şunu söylüyor: Tüketicinin alternatif yerlerden daha uygun fiyatla alışveriş yapma özgürlüğü kısıtlanamaz.

Eğitim elbette bir maliyet gerektirir. Nitelikli öğretmen, fiziki imkân, teknoloji, güvenlik… Bunların hepsi bir maliyet. Ancak eğitim hizmeti sunan bir kurumun, veliyi tek bir tedarikçiye mahkûm etmesi; fiyat mukayesesi yapma hakkını fiilen ortadan kaldırması kabul edilemez.

Soruşturmanın başlaması, şu gerçeği de ortaya koyuyor ki; Artık veliler sessiz değil. Hak arama yollarını daha bilinçli kullanıyor, resmî kurumlara başvuruyor ve süreci takip ediyorlar. Bu durum aynı zaman da tüketici bilincinin geliştiğinin de bir göstergesidir.

Elbette soruşturma sonucunda nasıl bir karar çıkacağını şimdiden kestirmek mümkün değil. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu adım, yalnızca 19 okul için değil; tüm özel öğretim sektörü için bir dönüm noktası olabilir.

Velilere düşen görev ise net; Sözleşmeleri dikkatle okumak, ek hizmetleri sorgulamak, dayatma varsa belgelemek ve ilgili mercilere başvurmaktan çekinmemek. Ve hiçbir veli, çocuğunun eğitimi üzerinden oluşan bir ekonomik baskıya boyun eğmek zorunda değildir. Bu soruşturma, umarım hem sektör için bir uyarı hem de veliler için bir kılavuz mahiyetinde olur.

Derginin tamamını okumak için tıklayınız

Son Haberler

Bayram Öncesi Çifte Tehlike: Sahte Bağış Siteleri ve Sanal Kumar

Kurban Bayramı yaklaşıyor. İbadetlerini yerine getirmek isteyen vatandaşların telaşı da başladı. Dini bir vecibeyi yerine…

6 saat ago

ABD firkateynine 2 İran füzesi isabet etti iddiası

İran basınında, Hürmüz Boğazı yakınlarında ABD donanmasına ait bir geminin uyarılara uymadığı gerekçesiyle iki füzeyle…

8 saat ago

Moral, motivasyon kanser tedavisini olumlu etkiliyor

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Nuri Karadurmuş, kanser tedavisinin uzun ve zorlu bir süreç olduğunu…

12 saat ago

Dönemin Emniyet Müdürü “tanık” sıfatıyla ifadeye çağrıldı

Gülistan Doku soruşturmasında kritik gelişme: Eski Emniyet Müdürü tanık olarak ifade veriyor Gülistan Doku soruşturması…

1 hafta ago

DOLANDIRICILARA KARŞI YENİ DÜZENLEMELER YETERLİ OLACAK MI?

Çok ilginçtir, bankacılık sektöründe yaşanan dolandırıcılık şikâyetlerine her gün bir yenisi ekleniyor. Özellikle gece saatlerini…

1 hafta ago

Sanal devriyede yeni dönem: Yapay zekanın rolü artıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, sanal devriye faaliyetlerinin artırılacağını ve bu…

2 hafta ago